Migren Nedir?

Yaşantımızda pek çok sorun ile karşılaşmaktayız. Bu sorunların en başında maalesef yaşadığımız hastalıklar gelmektedir. Yaşanan hastalıklar kişinin günlük yaşamına oldukça etki etmekte ve günlük yaşantısında aksaklıklara neden olmaktadır. Bu nedenle her insan sağlıklı bir yaşam sürdürmek istemektedir. Sağlıklı yaşamında belirli koşulları vardır. Düzenli bir hayat, düzenli beslenme, düzenli spor vb. bunlardan bazılarıdır. Ancak kişi her ne kadar sağlıklı olmaya çalışsa da bazı hastalıklar genetik olarak ortaya çıkabilmekte bazıları ise stres ve yaşanılan yere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle hastalıklara tetikleyen pek çok unsura karşı önlem alamadığımızdan hastalıklar hayatlarımızın gerçeklerinden biridir. Migren de bu hastalıklar arasında yerini alan ve kişinin günlük yaşantısını en çok etkileyen hastalıklardan biridir.

Hastalıkların günlük hayatımızı etkilememesi için elbette ki o hastalığın tedavi edilmesi gerekmektedir. Ancak bir takım kronik hastalıkların tedavisi yapılsa bile, benzer koşullar altında o hastalığın tekrar görülme riski artacaktır. Bu hastalıklardan biri de migrendir. Migren kronik olarak yaşanan baş ağrısına verilen isimdir. Bu baş ağrısının asıl sebebi bilinmemektedir. Sebep tek bir sebeple sınırlı olmamaktadır. Migrenin sebebi olarak genetik, stres, sinir sisteminde ki yaşanan sorunlar gösterilse de tam olarak neden kaynaklandığı bilinmemektedir. Ancak yapılan araştırmalar göstermektedir ki ailesinde migren hastası olan kişilerin migren hastalığına yakalanma riski çok daha fazla olmaktadır. Bu da göstermektedir ki migren hastalığının en büyük sebepleri arasında genetik faktörleri sayabiliriz. Elbette ki ailesinde migren hastası olan birinin migrene yakalanması her zaman mümkün değildir. Fakat yapılan araştırmalar göstermiştir ki bu durum yüzde yetmiş beş gibi ciddi bir oranla kişilerin yaşadığı bir durumdur. Bunun dışında migren hastalığını yaşayan kişilerin genellikle stres altında ki kişiler olduğu ortaya çıkmıştır. Stres kişinin ruh halini etkilediği gibi bir çeşit hastalıklara da neden olabilmektedir. Bunlardan en sık karşılaşılanlarından biri de migrendir.

Migrenin kadınlarda görülme olasılığı çok daha fazladır. Yapılan araştırmalar bunun sebebinin kadınlarda ki hormonsal değişimlerin erkeklere oranla çok daha fazla olmasından kaynaklandığını göstermiştir. Bu nedenle migren konusunda kadınlara erkeklere oranla çok daha risk altındadır. Migren ataklar halinde meydana gelen ağrılardan oluşur. Migren atakları dönem dönem çeşitli zaman aralıklarında kişiye ciddi anlamda ağrılar yaşatmaktadır. Migren ataklarının ortalama olarak 4 ile 72 saat arasında geldiği de bilinen diğer bilgiler arasında yer almaktadır. Bu ataklar kişiye oldukça zor anlar yaşatabilmektedir. Kişide ağrının yanı sıra, bunaltı, kusma, ışık ve ses gibi dış etkenlerden rahatsız olma durumları da yaşanabilmektedir. Bu da migren ataklarının ne kadar ciddi şekilde gerçekleştiğini bizlere gösteren bir diğer unsurdur.

Migren tüm bu dönemlerden ve ataklardan dolayı kişinin günlük hayatını oldukça etkileyen bir sorundur. Ve bu nedenle mutlaka bir doktor kontrolü altında tedavi edilmelidir.  Migren çeşitleri iki şekilde incelenmektedir. Basit migren ve klasik migren olarak bilinen migren çeşitleri içerisinde basit migren diğerine göre çok daha fazla kişi tarafından yaşanan bir durumdur. Her iki migren türünde de mutlaka durum bir doktor tarafından kontrol altına alınarak tedavisine başlanmalıdır. Bunun dışında kişi de migren atakları yaşadığı zaman içerisinde kendisini rahatlatacak çeşitli yöntemlere başvurabilir. Bunlardan ilki elbette ki sessiz ve karanlık bir odada dinlenmek olacaktır. Aynı zamanda baş ve boyun bölgesine yapılacak masajlar ve yürüyüş gibi hafif egzersizler de kişinin ataklarını geçirirken başvurabileceği diğer yöntemler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların uygulanması kişinin atak dönemini daha rahat geçirmesini sağlar.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Migren Belirtileri

Pek çok yerde olduğu gibi özellikle doktorlarında söylediği üzere bir hastalığın tedavi aşamasında ki en önemli unsur hastalığın erken teşhisidir. Erken teşhis sayesinde hastalığın yayılması ve ilerlemesi önlenerek, tedavi çok daha kolay bir şekilde yapılmaktadır. Aynı şekilde erken teşhis sayesinde kullanılacak olan tedavi yönteminin vereceği sonuç da çok daha etkili olabilmektedir. Bu nedenle kişi kendine oldukça dikkat etmeli ve her zamankinden farklı bir değişim görüyorsa mutlaka bir doktora danışmalıdır. Bu değişimlerin en ufağı bile vücutta ciddi bir hastalığın belirtisi olabilmektedir.

Migren adı ile bilinen kronik baş ağrısı oldukça sık görülen bir hastalıktır. Ve her hastalıkta olduğu gibi bunda da erken teşhis oldukça önem taşımaktadır. Erken teşhis sayesinde bir hastalıktan tamamen kurtulmak mümkün olabilmektedir. Maalesef günümüzde yapılan en büyük hatalardan beri vücudumuzun bizlere verdiği hastalık sinyallerini görmezden gelmektir. Bu çoğu zaman bizlere çok daha pahalıya mal olabilmektedir. Bu nedenle her zaman vücudumuzun bize gönderdiği en ufak değişim sinyallerini ciddiye almalıyız. Migren hastalığı da birçok hastalık gibi belirtiler ile kişiye kendini göstermektedir.

Migren belirtileri denilince akla elbette ki öncelikli olarak baş ağrısı gelmektedir. Eğer kişi sürekli olarak baş ağrısı çekiyorsa ve bu ağrılar belirli bir dönem sonra tekrarlanıyorsa kişi migren hastası olabilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bir diğer önemli belirti ise kusmadır. Genellikle migren hastaları migren ağrılarının yanı sıra kusma, ateş vb. gibi sorunlarda yaşamaktadırlar. Ancak en sık görülen sorun kusmadır. Eğer kişi oldukça sık kusuyorsa ve baş ağrısı da varsa bu kişinin migren olma ihtimali hayli fazladır. Migren belirtileri arasında yer alan bir diğer durum ise sese ve ışığa karşı oluşan hassasiyettir. Migren hastalarının büyük bir çoğunluğunda sese ve ışığa karşı hassasiyet meydana gelmektedir. Bu nedenle bu gibi bir durumun yaşanması da kişinin migren hastası adayı olabileceğini işaret eder. Tüm bu belirtiler arasından herhangi birinin bile yaşanması, risk altında bir kişi olduğunu göstermektedir. Ve en kısa süre içerisinde mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Migrenin belirtileri ayrıca farklı dönemlere ayrılmış şekilde de kendini göstermektedir. Bu dönemleri dört ayrı dönem olarak incelemek mümkündür. İlk dönem baş ağrısının kendini göstermesinden çok daha önce kişinin yaşadığı prodrom evresi olarak bilinirken, ardından baş ağrısının başlamasından hemen önce yaşanan dönem gelir. Bu döneme de aura evresidir. Ve baş ağrısı artık başlar. Ağrılar bir anda olabileceği gibi ataklar halinde de olabilmektedir. Bu döneme baş ağrısı evresi denmektedir. Ve son olarak artık baş ağrıları veya atakları hafifleyerek azalır. Bu dönem de baş ağrısının düzelme evresi adı verilmektedir. Tüm bu migren dönemleri veya evreleri sonucunda kişi bir ağrı sürecini tamamlasa da bu ağrının tekrar etme olasılığı eğer tedavi edilmezse oldukça yüksektir.

Tüm bu evre ve dönemler kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Her kişide zamanlar ve dönemler farklı şekilde gerçekleşmektedir. Kimi kişilerde belirli evreler uzun sürerken kimilerinde çok daha az sürmektedir. Veya kimilerinde bazı evreler yaşanmadan diğerine geçilebilir. Migren belirtileri de değişiklik gösterir. Bazı kişilerde kendini ağrı ile belli ederken bazılarında ise kusma şeklinde kendini belli edebilmektedir. Ancak her ne olursa olsun hastalık kişiye belirli sinyalleri göndermektedir. Ve kişi mutlaka bunları fark edecektir. Yapması gereken elbette ki tüm bu belirti ve bulguları ciddiye alarak alanında uzman bir doktora gitmektir. Erken teşhis her zaman önemlidir.

Genel kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Migren Tedavisi

Her geçen gün yeni bir hastalıkla karşılaşsak da aynı zamanda her geçen gün yeni bir tedavi yöntemi de tıp literatürlerinde yerini alabilmektedir. Hastalıkların tedavisi sağlıklı ve dinç bir toplum olması açısından oldukça önem taşımaktadır. Bu nedenle özellikle kişilerin yaşantıların sorunlara yol açan ve çoğu kişide görülen hastalıkların tedavisi için çalışmalar yapılmaktadır. Bu hastalıklardan biri de migren olarak karşımıza çıkıyor. Migren toplum içerisinde özellikle kadınlarda oldukça fazla görülen bir baş ağrısı sendromudur. Ve bu baş ağrısı ara ara tekrarlar. Dolayısıyla da kişinin günlük hayatında ciddi aksaklıklara neden olur.

Migrenin kişide görülmesinin çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Ancak bilinmektedir ki oldukça fazla kişi her yıl migren hastalığı ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle migren hastalığının tedavisi oldukça önem taşımaktadır. Her hastalık gibi migrenin de belirli belirtileri vardır. Eğer sizde belirli bir süre içerisinde oldukça şiddetli bir şekilde baş ağrısı durumu yaşıyorsanız ve bu durum gitgide kronik bir hal alıyorsa migren hastası adayı olabilirsiniz. Böyle bir durum içerisinde yapılacak en önemli şey şüphesiz ki bir doktora başvurmaktır. Doktorun muayenesi sonucunda eğer herhangi bir hastalık durumu söz konusu ise erken tedavi her zaman önemlidir. Migren ataklarının kişi üzerinde daha fazla kendini göstermesine fırsat verilmeden kişinin tedaviye başlaması oldukça önemlidir. Bu nedenle eğer herhangi bir şekilde belirti taşıyorsanız en kısa süre içerisinde doktora müracaat etmelisiniz.

Migren her ne kadar toplumda oldukça sık ve yaygın olarak görülse de tedavi edilmesi mümkün olan bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Migren tedavisi mümkün olabilen bir sorun olarak bilinir. Öncelikle tedavi aşamasında migrenin ne aşamada olduğu önem taşımaktadır. Eğer migren daha başlangıç aşamasındaysa hastaya basit tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bunlar ağrıların olduğu zaman içerisinde kullanılmak üzere verilen ağrı kesiciler, çeşitli masaj yöntemleri vb. olarak bilinmektedir. Ancak ağrısı kronik bir duruma dönüşen hastaların tedavisi de elbette daha zor olacaktır. Bu durumda doktorların sıklıkla başvurduğu yöntemlerden biri masaj bir diğeri de akupunktur adı verilen geleneksel bir yöntemdir.

Çok eski çağlardan beri insanlar sürekli hastalıklarla karşılaşmış ve bu hastalıklara karşıda çeşitli çözüm ve tedavi yolları üretmeye çalışmışlardır. Baş ağrısının kronik hali yani bugün bilinen adı ile migren aslında çok eski çağlardan beri insanların yaşadığı bir sorun olarak bilinmektedir. Eski çağda yaşayan insanlarda bu sorunu çözmek adına çeşitli tedavi yöntemleri uygulamışlardır.  Günümüzde o tedavi yöntemlerine geleneksel yöntemler diyoruz. Ancak günümüzde ki geleneksel yöntemler elbette ki o zamanın şartlarına göre oldukça geliştirilmiş olarak kullanılmaktadır. Migren tedavisinde akupunkturun kullanımı da çok eski çağlardan beri var olan ancak günümüzde geliştirilerek kullanılan tedavi yöntemlerinden biridir.

Tüm bunların yanı sıra migren hastalığını yaşayan kişinin kendi başına alabileceği bir takım önlemler ve kendi ağrılarını rahatlatacak alternatifler bulunmaktadır. Öncelikle kişi mümkün olduğu kadar sağlıklı ve stressiz bir hayat yaşamalıdır. Bunun dışında migren ataklarının başladığı andan itibaren kendini çok fazla yormamalı, mümkün olduğunca uygun ortamlarda bulunmalıdır. Sık sık dinlenmeli ve arada hafif egzersizler yapmalıdır. Gerekirse baş ve boyun bölgesine gevşetici kremlerle birlikte çeşitli masajlar uygulanmalıdır. Migren tedavisinde migren ataklarının hafifletilmesinde en önemli faktörlerden biri de o bölgeye yapılan masajdır. Bu nedenle atak sırasında yapılan hafif veya orta şiddetteki masajlar ağrıyı azaltarak kişiyi rahatlatabilmektedir. Eğer sizde migren sorunu yaşıyorsanız tedavi aşamasında bunları göz önünde bulundurabilirsiniz.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın